Huawei Teknik Gezi

Evet, yine İÜBK geziyor. Bu ara ce.istanbul.edu.tr de çokça ismini duyduğumuz yeni sponsorumuz Huawei(huavey)’e gidiyoruz. Hayır, okunuşunu bugün öğrenmedim.
Öncelikle şirket sadece telefon üretmiyor, bununla başlamak gerekiyor. Onlar da bu yanlış algının farkındalar ki bize tüm sunum boyunca telefon dışında neler yapıyorlar bunlardan bahsettiler. Sunum içeriğinden zaten bahsedeceğim şimdilik Huawei Türkiye Genel Merkezi’nden bahsedelim. İstanbul’daki genel merkezleri bulunduğumuz coğrafyada merkez konumundaymış. Ayrıca dünya genelindeki de en büyük 2. ya da 3. merkezleriymişiz. Yazıyı üzerinden uzun zaman geçtikten sonra hazırlayınca bazı bilgiler unutuluyor. Yazıyı yazmak için bu kadar beklememin nedeni de bizlere karşı tavırlarıydı sanırım. Yanlış duymadıysam ofis gezisi sırasında bir grup 25 yaşlarında çalışan kadınlardan “yine liseli gezisi mi var öf” lafı duydum. İnternette bina ile ilgili bilgilerimi tazelemek için görsellerde gezinirken Doğa Koleji ve bazı diğer okulların Huawei gezilerine rastladım. Gezi sonrası İK’ya attığımız 5 mail sonucu da toplu fotoğrafımız elimize ulaşmadı, geri dönüş alamadık. Oysaki ne de güzel biz kulüp başkanınıza ileteceğiz sizin kameralarınızla çekmemize gerek yok demişlerdi. Bütün gezi üstlerden birinin üniversite gezisi düzenleyin demesiyle gerçekleşti sanırım. Diğer firmalarda İK bizimle iletişim kurmak bağlantıyı koparmamak için can atarken buradaki durum çok şaşırtıcı.
Yerleri Ümraniye’de, uzakda değil. Türk Telekom binasına çapraz konumdalar. 4lü bina çapraz bloklar halinde Sony ve Huawei tarafından bölüşülmüş durumda. Binayla ilgili en dikkat çekici unsur bütün yazıların bir de Çincesinin bulunması ve binada ne kadar Türk popülasyonu fazla deseler de her kattaki çalışma ofislerinde sadece Çinli var. Çinli bir şirket ve bu coğrafyada merkez olunca kendi ülkelerindeki ana merkezden eleman gönderiyorlar sanırım. Bir diğer dikkatimi çeken şey de binada tek kantin olmasına rağmen Chinese Canteen diye isimlendirme yapmışlardı. Turkish Canteen veya sadece kantin nerede?
Firmanın yaş ortalaması 26. Genelde stajyerden yetiştirme elemanları var sanırım. Sektöre çok eleman kazandırıyoruz diyorlar. Aslında bu cevap “neden 26, çok mu işten ayrılan oluyor” sorusuna yanıt olarak verilmişti.
Huawei internet protokol alanında az çok duymuşsunuzdur. En azından router ürettiklerinden haberiniz vardır. Bunun haricinde baz istasyonları da üretiyorlarmış. Aynı zamanda bu baz istasyonlarının verilerinin işlenmesini de üstleniyorlar ki en zor kısım burası oluyor. Değil Turkcell baz istasyonundan Vodafone’lu birisinin konuşma yapıp ücretlendirilmesi, Fransa’ya giden birisinin de uluslararası ücretlendirmesi bir şekilde yapılmalı ve bu doğru olmalı. Mesela şaşırtıcıdır, eskiden bu uluslarası ücretlendirmeyi yapmak için 5 eleman çalışıyormuş. Yani insanlar masa başı çalışıyor ve yurtdışına çıkanları konuşma yapanları ekranından görüyor, doğru tarifelerden ücretlendirmesini yapıyor. Tabi bu noktaya gelene kadar kişiye yazılan fatura yazılıyor. Bu çalışan 5 kişi sadece o faturadaki ücretin silinmesini ya da ödenmiş ise geri ödemesini yapıyor. Makine işini insan yaparsa hata payı da artıyor bazen aylarca süren yanlış ücretlendirme sorunları oluyormuş. Şimdi bunu Huawei yazılıma dökmüş avrupadaki çoğu ülkeyle de anlaşmaları var.
Türkiye içinde ise 5G çalışmaları yapıyorlar Turkcell ve Turk Telekom ile. Vodafone lafının geçtiğini hatırlamıyorum. Aynı zamanda bugün hala çok büyük bir oranda 2G baz istasyonu popülasyonu var. Bunların yenilenmesi, gerekirse melez dedikleri 2G 3G 4G 5G destekli tek baz istasyonlarının kurulması da yine Huawei üzerinde.
Gezi rehberini burada kesmek istedim çünkü yaşananları tekrar gözden geçirdiğimizde aslında hiç de hoş bir gezi değildi. Çalışanlardan böyle bir şey duymak ve İK departmanı tarafından takılmamak kırıcı bir durum. Umarız diğer şirketlerden esinlenirler biran önce çalışanlarına çeki düzen verirler.

TEB’de 1 Gün Etkinliği

TEB’de 1 Gün

Bu sefer İÜBK etkinliği değildi. Ama yine aracım kulübümüz oldu. Başkandan gelen mailde programla ilgili bilgilendirme ve Google Form linki vardı. Seçmece yapılacakmışız yani. Kimiz, nerede okuyoruz, ne okuyoruz, veya okuyor muyuz? TEB’de 1 Gün etkinliğinden beklentimiz nedir? Bu son soruya güzel edebiyat yapmış olmalıyım ki seçilmişim. Kahvaltı esnasında hastalığım ağır bastığı için net dinleyemedim ama yüz kişi üzerindeydi başvurular sanırım.

 

Etkinlik Saati: 10:00 – 12:30
Etkinlik Yeri: TEB Dudullu Genel Müdürlük
Etkinlik Programı;

  • Bilgi Teknolojileri yönetim kadrosu ile Sabah Kahvaltısı,
  • TEB Dudullu Kampüsü Turu,
  • Bölüm tanıtım sunumları,
  • Soru – Cevap Seansı

Peki nedir TEB’de 1 Gün? Facebook sayfalarından olduğu gibi alıntı yapıyorum, her şeyin özeti gerçekten buydu:

Bilgi teknolojileri alanında eğitim gören öğrencileri ”TEB’de 1 Gün” etkinliği kapsamında bankamızda misafir ettik. Keyifli bir kahvaltı ile başlayıp, ofis gezisi ile devam eden etkinlikte genç misafirlerimiz TEB İnsan Kaynakları ve IT yöneticilerimiz ile sohbet etme, IT Grubumuzu yakından tanıma fırsatı buldular.

Bu program devam edecektir. Hatta belki gidecekler/gitmeyi düşünenler bu yazıyı okuyacaktır. Programda neler olduğundan önemlisi nerede olduğu.

İstanbul’un neresinde oturduğunuzun bir önemi yok, emin olun size çok uzaklarda bir yerde. Yine de Ümraniye’de bir yerden 131YS otobüsüne binerseniz 30-40 dakikada 700-800m yürüme mesafesine bırakıyor sizi. Konum olarak Dudullu OSB’de bulunuyor, Ümraniye TEB Merkez ile karıştırmayın, burası internette TEB Operasyon Merkezi olarak geçiyor. Karşı yakadan gelenler için Gayrettepe’den servis kalktı ve dönüşte de aynı yere bıraktı. Bizi karşılayan ekibin de çok büyük kısmı Ümraniye ve diğer merkezlerden gelmişlerdi ve bizden daha da bitkin kalmışlardı.

Programın amacında ise tek üniversiteye veya kulübe bir etkinlik düzenlemek yerine her üniversiteden(ama kimseyi kandırmayalım sadece hatırı sayılırlardan) farklı öğrencilere bankacılık sektöründe IT nedir, aslında bankacılık sektöründe yazılımcı olmak takım elbisenizle köşe şubelerin asma tavanlarında çalışmak değil, burada, operasyon merkezinde, müşterilerden tamamen sterilize ve sadece IT üzerine oluşturulmuş bir departmanda çalışmak olduğunu yazılım dünyasından veya en azından yakın sektörlerden öğrencilere göstermekti, ve tabi TEB’i tanıtmak.

TEB’de 1 Gün

Kahvaltıyla başladık. Öğrenciye değer verdiklerini buradan hissettirdiler. Yanlış geldim toplantıyı bölmeyeyim diye temizlik görevlisine doğru odayı soracaktım ki içeri davet ettiler. Genelde rastgele bir yerde karşılanırız, öğrenci sonuçta dünya mı görmüşler tarzında davranılır, burada öyle olmadı takdir ettim.

Kahvaltı çok uzun sürdü, daha doğrusu kahvaltı sohbeti çok uzun sürdü. Bir ara uyarmayı düşündüm, çünkü programın bitmesine neredeyse bir saat kalmıştı hala masadaydık. Ama benim oturmaya devam etmem lazımdı. Dudullu OSB’de terse yürüyünce fabrikalar arasından öyle apartman boşluğundan geçer gibi geçemiyorsunuz, o yüzden sabah soğukta hasta halimde birkaç km fazladan yürüdüm. Kendime gelmem de kahvaltı sohbetinin uzun sürmesi sayesinde oturduğum yerde oldu. Bu yazıyı 2 hafta sonra yazıyorum, hala o günün öksürüğü üzerimde devam ediyor.

Boğaziçi, İTÜ ve diğer üniversitelerden toplamda 4-5 kişi vardı. Grubun kalan yarısı ise benimle İstanbul Üniversitesi’ndendi. Hatta 1. 2. ve 3. sınıf olmak üzere çeşitlilik sağlamıştık. Çok farklı dallardan insanlar vardı. Yazılımla pek alakası olmasa da bilişimle bağdaştırılan farklı bölümlerden de öğrenci seçmişlerdi anlaşılan. Kahvaltıda sadece biz dinlemedik, aynı zamanda bu tarz etkinliklerin nasıl daha fazla kitlelere duyurulabileceğinden, nasıl üniversite kulüplerine ya da varsa öğrenci birimlerine ulaşılabileceklerinden bahsettik. Biz biraz da pilot projeydik, nasıl geliştirilebilir beraber tartıştık.

TEB’de 1 Gün

Ardından binayı turladık. Farklı ekiplerin farklı alanlarda gruplaşmaları bulunuyor. Her katı gezdik, hatta kafeteryaya kadar uğradık. Her bölümde yazılımla alakalı gruplar bulunuyor, fakat asıl mobil uygulamasından internet şubeciliğine ilgilenen katta fark belli oluyordu. Bankacılığın resmiyetinden bir anda çıkıp renkli duvarlar, daha farklı halıflex ve geniş hatta çift monitörler sizi karşılıyordu.

TEB’de 1 Gün

Programın son aşasında toplantı salonunda bir sunum yapıldı ve sorularımız alındı. IT ekibinin katıldığı folklor gösterisi, departmanlar arası futbol turnuvaları, ödül olarak yurtdışı seyahati ve TEB Voleybol takımı gibi firmanın iş dışı etkinliklerinden ve hatta çalışanlarına sunduğu bazı esneklikler, rahatlıklar, ücretsiz tatil köyleri gibi noktalardan bahsedildi. Ve evet bunların hepsi 360 kamerayla kayda alınmış. Ayrılırken söylediler, nereye ne zaman atacakları hakkında bilgi verilmedi. Ama bulursanız beni de bilgilendirin.

TEB’de 1 Gün

 

Yazıyı ne kadar öz tutmaya çalışsam da gayet uzun oldu. Fotoğraflarla süslemeye çalıştım. Kendi çektiklerimi de keza araya serptim. Yeni bir gezi/etkinlikte görüşmek üzere..

Sahibinden.com Teknik Gezi

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Kulübü olarak 12 Mayıs 2016 Perşembe günü 14.00’da çalışma ortamlarında olmak üzere Sahibinden.com‘a bir teknik gezi düzenledik. Uzunçayır metrobüs durağının metro çıkışında buluştuk, Kartal metrosu ile Ünalan durağından Bostancı durağına kadar yolculuğumuzu gerçekleştirdik. Kalan kısmı Bostancı Sanayi Sitesi içerisinden yürüyerek tamamladık.

Kadıköy-Kartal Metro Hattı ve İstanbul Metrobüs Hattı

Kadıköy-Kartal Metro Hattı ve İstanbul Metrobüs Hattı

Bina girişinde kimliklerimiz alındı asansör kartı verildi, üzerimizdeki metal eşyalar kontrol edildi -ki hepimiz deli gibi metal detektöründe öttük fakat hangi birimizi kontrol edeceğini şaşırdığından hepimizi geçirdi-.

Sahibinden.com Bostancı Ofisi

Sahibinden.com Bostancı Ofisi

Aşağı kata inmek için yukarı çıktık. Biraz daha açmam gerekirse; önce 2. katta danışmaya geldiğimizi bildirdik, ardından adını öğrenemediğim bir çalışan bizleri karşıladı ve aşağı indirdi, orada da İK’dan Serpil Sönmez bizleri karşıladı.

Sahibinden.com Bostancı Ofisi

Sahibinden.com Bostancı Ofisi

Danışmada bir şey dikkatimi çekti. Ofisleri WWF tarafından yeşil ofis seçilmiş. Fakat bunu plastik ağaç kullanarak sergilemişler. Doğada yok olmayan bir maddedir plastik ve canlıların yaşam alanını yok eder, yani ödüle biraz ters düşüyor. Ama alternatif materyal düşündüğümde de aklıma daha iyisi gelmiyor.

Sahiplex WWF Yeşil Ofis

Sahiplex WWF Yeşil Ofis

Alt katta bizi zumba-plates bölümünde karşıladılar. Aynı zamanda konferans salonuymuş. Perdeler kapanıyor projeksiyon perdesi iniyor ve bütün set hazır. Çay kahve ikramıyla karşılandık, ardından yiyecek ikramı da geldi. Alışık değiliz değer görmeye, egoist hocaların üzerimize basmalarıyla yaşıyoruz. Afalladık, yedik de geldik dedi birisi de kurtardık durumu.

Sahibinden.com Bostancı Ofisi Konferans Salonu&Zumba-Plates Bölümü

Sahibinden.com Bostancı Ofisi Konferans Salonu&Zumba-Plates Bölümü

10Gbit veri trafiği olan ve aylık tekil ziyaretçi sayısı 35 milyon olan bir alışveriş sitesi Sahibinden.com. Türkiye’deki sıralaması google.com ve google.com.tr’yi tek sayarsak 4., yani sunumda da geçen cümleyle “İnsanlar interneti sadece sahibinden.com için kullandıkları oluyor.”. Dünyadaki alışveriş siteleri arasında ise 4. sırada. Adını hiç ama hiç duymadığım 3 site ilk sıraları paylaşıyor. Görsel eklemek isterdim ama gezi boyunca telefonu tek elime kullanıp ses tuşlarıyla çekim yaptım, hemen hepsi yamuk çıkmış, bir daha iki el kullanmadan fotoğraf çekmem.

Sahibinden.com Türkiye Sıralaması

Sahibinden.com Türkiye Sıralaması

5200 metrekare bir alana 8 departman olarak kurulmuşlar. Departmanlara küre ismini veriyorlar. Mesela mobil bölümde 8 kişi çalışıyor ve bu bölümü “Mobil Küre” diye adlandırıyorlar. Manuel Test ekibinde yine 8 kişi, Test Otomasyon ekibinde ise durmadan olabilecek senaryolar üreten 2 kişi çalışıyor.

430 çalışanın 80’i mühendis küresinde. Yanlış anlamadıysam bir de mühendis küresinde 6+ yılı doldurup teknik devam etmek isteyen Yüksek Kıdemli çalışanlar Architecture olarak ayrı bir kürede devam ediyorlar. Bu da çalışan mühendis sayısını arttırır. Her sene zaten eleman alımı artıyor.

Sahibinden.com Teknik Gezisi

Sahibinden.com Teknik Gezisi

Kariyerde bir zıplama etkisi yaratan Sahibinden.com’da Staj olayını ‘Trambolin’ olarak adlandırıyorlar. Her sene 1 Mart-31 Mart tarihleri arasında başvuruları alıp Haziran ayında Trambolin programını başlatıyorlar. 3 ay süren staj süresince 3 yıllık eğitim verdiklerini iddia ediyorlar, Java’dan php’ye kodlama dersleri veriliyor. Bu sene aldıkları karar ile yalnız 4. sınıfları Trambolin programına dahil etmeye karar vermişler. Yani ya Haziran ayında 3. sınıfı bitirip 4. sınıfa başlayacaklar ya da Haziran ayında mezun olacakları alıyorlar. Bunu nedeni olarak da geçmiş senelerde 1 2 ve 3. sınıf öğrencileriyle çalışmışlar fakat dersler ilk senelerde iş hayatının önüne geçtiği için ve sahibinden.com’un da ilk önceliğinin stajyerlerinin okul hayatı olduğu için yeterli verim alamamışlar. Aynı zamanda staj sonunda masaya oturulup gelecek planlaması yapılırken de belli bir yol çizilemiyormuş. Haksız da değiller, 4. sınıf olmadan dersler rahatlamıyor, iş hayatı okulun önüne geçemiyor. Kariyer planlama desen önündeki 2 3 sene boyunca okul okuyorsun nasıl iş için bir plan oluşturulacak?

Sahibinden.com Bostancı Ofisi Çalışma Ortamı

Sahibinden.com Bostancı Ofisi Çalışma Ortamı

Google Kampüs’ün anlatıldığı, hatta Google’da stajın anlatıldığı bazı filmler mevcut. Google’da çalışma ortamını bizlere açıkça gösteren. İşte aynı ortam burada da var. 2 yıldır üst üste -bu yılkini bizim ziyaret günümüzden bir gün önce almışlar- Great Place To Work ödülüne layık görülüyorlar. Zaten iki cephesinde de ünlü oyuncuların sahne aldığı bir tiyatro mevcut, nasıl bu ödüle layık görülmesinler ki? 🙂 (bkz. inşaat makineleri ve Türklerin ilgisi)

Sahibinden.com Bostancı Ofisi Manzarası

Sahibinden.com Bostancı Ofisi Manzarası

Sahibinden.com Bostancı Ofisi Manzarası

Sahibinden.com Bostancı Ofisi Manzarası

Kıyafet zorunluluğu sahada değilseniz yok, sadece yazın parmak arası terlikle gelmemeyi tavsiye ediyorlar 🙂 Sahada olmaktan kastım ise özellikle galerilerle uzun dönem çalışmak için görüşmeler gerçekleştiriliyor ve kale alınmak için de günlük tıraş ile takım elbise gerekiyor. Aynı zamanda piyasada oldukça fazla sahtekarlar mevcutmuş ve sahibinden.com’dan olduklarına inandırmak için arabaya bastırılan stickerlar ile pahalı araba&takım elbise de gerekiyormuş.

Spor alanında da oldukça destekçiler, Playstation odaları bulunmakta. Kafası sıkılan gidip maç yapabiliyor ve yapıyorlar da. Yelken takımları ülkede belirli bir seviyede ve yarışmalara katılıyor. Masa tenisi, basketbol sahası Bostancı Ofisinde bulunmakta. Hafta içi 3 gün Antrenör eşliğinde Gym mevcut, geriye kalan günler de açık tabi. Bu bahsettiklerim binanın içinde ayrı bir yerde kartla girilen anlaşmalı bir salon değil. Hepsi ofisin içinde ve çalışma alanlarının yanında. Yani gerçek anlamda yanında, 5 metre uzaklıktalar. Hatta sabahları açılmak için kullandıkları 500 metrelik bir jogging alanları da bulunmakta.

Mutlu çalışanın müşteriyi daha fazla mutlu ettiği ve maddi olarak daha fazla kazanç sağladığını araştırmalarla kanıtlamışlar ve şirket olarak ilke edinmişler. Çalışanların mutlu olması için her türlü imkan sağlanıyor, bu da geriye verimlilik olarak dönüyor.

Yazdıkça geçmiş paragraflara ekleme yapma ihtiyacı duyuyorum, bu yüzden sanırsam burada keseceğim. Bakalım, seneye -sınıfınız tutmasa da- mutlaka başvurun dedi Serpil Hanım, göreceğiz neler olacak.

Bilfest’16 Sertifikaları

Açıkçası “uluslararası geçerlilik” kelimesinden ne bekliyordum ben de bilmiyorum. Sonuçta önümüzde bilgisayarların bile açık olmadığı bir etkinlikten sağlam bir sertifika beklemek olmazdı. Sadece kulüp başkanı Emre’nin biraz fazla pohpohladığı ve pazarlama politikası olarak adını “uluslararası geçerlilikte” diye tanıttığı 2 farklı katılım sertifikasına sahip oldum.

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Kulübü Bilfest'16 Katılım Sertifikası

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Kulübü Bilfest’16 Katılım Sertifikası

Bilge Adam Seminer Katılım Sertifikası

Bilge Adam Seminer Katılım Sertifikası

Bilfest’16 / 3. Gün 27 Kasım 2015

Bilfest'16

Bilfest’16

IBM Bluemix ile devam ettik. Azure üzerine IBM cephesindeki versiyonuydu diyebiliriz. Uygulamalı bir eğitim oldu. Özkan Altuner sunumunda hepsine yer verdi, Susame Street bile vardı. Sunum bitimi Bluemix kodları dağıtıldı.

IBM Bluemix - Özkan Altuner

IBM Bluemix – Özkan Altuner

Sırada beni en çok etkileyen sunumlardan Ali Boyraz’ın verdiği sunum vardı. Kuveyt Türk’ün ismini geçirmiyorum çünkü marka odaklı değil de biz odaklı bir sunum gerçekleştirdi. Sektörden oldukça bahsetti. Mobil uygulama örneklerini parasal açıdan değerlendirdi. Sektörün hem çok büyük hem de çok küçük olduğunu farkına varmamı sağladı. Yazılım mutfaktaki fırının saatine kadar artık her yerde olmasına rağmen bugün bir projede beraber çalıştığımız iş arkadaşını yarın illaki farklı bir projede yanyana görebiliyoruz, işte bu kadar da küçük bir sektör. Kendisi bize katıldığımız her sunum, sempozyum, forum ne varsa hepsindeki sunucuları taciz etmemizi önerdi. Twitter’dan LinkedIn’den her yerden edin bir şeyler kapın dedi. Sunumun son gününde bunları demesiyle ben de kendisi dahil olmakla beraber herkesi ekledim. Kendisiyle Twitter’dan görüştük bile. Buradan da teşekkürlerimi tekrar sunuyorum.

Ali Boyraz

Ali Boyraz

Bilfest’in son konuğu Bilgisayar Mühendisleri Odası Temsilciler Kurulu’nda Koordinatör unvanına sahip olan ve Anadolu Sigorta Senior Java Devoloper’ı Fatih Çiftçi idi. BMO başvurularını da bu sunum öncesi ve sonrasında aldı. BMO kaydımı da bu vesileyle ilk sınıftan halletmiş oldum.

Fatih Çiftçi

Fatih Çiftçi

Bilfest’16 / 2. Gün 26 Kasım 2015

Bilfest'16

Bilfest’16

Microsoft’u ikinci gün büyük heyecanla bekliyorduk. Faruk Çelik bey geldi. Sunum tamamen Azure üzerineydi. Salonda Azure’u daha önce duyan kişi sayısı koca bir hiç’ti. Microsoft deyince aklımıza ilk gelen şeyin Azure olmadığında hemfikirizdir, biz de biraz afalladık. Ama yeni şeyler öğrenmenin kimseye zararı yok. Uygulamalı eğitim verdi, yılbaşından önce aktivasyon yapanlara Azure promosyonu dağıttı. Özellikle sunum sonrası dakikalarca sorularımıza cevap vermesi gerçekten çok örnek bir davranıştı. Microsoft takımına girmek için ne yapılır, staja girmek için ne yapılır, Microsoft destekli proje hazırlamak için ne yapılır gibi bir sürü soruyu cevaplandırdı.

Microsoft - Faruk Çelik

Microsoft – Faruk Çelik

Sanırsam en mükemmel sunum sıradakiydi. Ideasoft Teknoloji Çözümleri’nden Mehmet Akpınar. Herkes pür dikkat izledi ben ise artık kilitlenmiştim. Sunumu sunmasından çok sunumun içeriği dopdoluydu. “Aylık 20bin lira maaşla işe başlamak ister misiniz? Diploma ehliyet hiçbir şey istemiyoruz” diye giriş yaptı. Dişi civcivleri erkek civcivlerden ayırma işiydi. Hata payı %5 idi sanırsam, yoksa maaşı alamıyordun. Bunu makineleştirmek için yaptıkları çözümden uzun uzun bahsetti. Dünyada son 100 yıldır bilgisayar ve makineleşme ile denenmiş metodlara değindi. En sonunda kendileri yumurtadan çıkmamış civcivlere hiçbir zarar vermeden, şırınga ile yaşamsuyu çekmeden nasıl çözdüklerini anlattı.

Ardından her hafta çetelesi tutulan, fakat kağıt kalemle görevli tarafından tutulan sigara paketlerine bir yazılım geliştirdiklerinden bahsetti. Her hafta belirli bir günde sigara paketlerini sayan, hangisi bitmiş hangisi kaç tane kalmış çizelge tutan bir elemandan söz etti. Bu veriler her hafta toplanıp bölgesel olarak grafiğe dökülüp hangi bölgede hangi sigaranın daha çabuk bittiğini, hangisinin ise satılmadığını ortaya çıkarmak gerekiyormuş. Gerekli bölgelere haftada 2 sevkiyat yapılırken satılmayan bölgelere ise reklam yapmak gerektiği buradan çıkarılıyormuş. Bunu sadece bir cep uygulaması ile nasıl yaparız diye yanlış hatırlamıyorsam 2 sene süren bir projeye girmişler. Öncelikle onbinlerce sigara tezgahı fotoğrafı gerekiyormuş, bunun için de onbin farklı bakkal ve markette sigara tezgahını hem açılı hem dik bir şekilde, farklı ışıklar altında çekmek gerekiyor. Bizzat kendileri giderek işe başlamışlar fakat durumu anlattıklarında bütün dükkan sahipleri kendilerini dükkandan kovmuş. Burda efsane bir söze imza attı “Ne istediğin değil, nasıl istediğin önemlidir”, stajyerleri yollamışlar bakkallara marketlere “Biz öğrenciyiz projemiz var” dedirtmişler ve bütün fotoğrafları aylarca çekmişler. Elde onbinlerce raf görseli olduktan sonra bu görsellerdeki her bir sigara paketinin photoshop da kesilmesi kalmış. Yine stajyerler aylarca bunları kesmişler. Elde devasa bir sigara paketi fotoğrafı arşivi kalmış. Çok uzattım kısaca bitiriyorum, bunlar gerekli algoritmalara oturtulup, boş rafları boş algılayacak şekilde, alt üst raf birbirine geçmeyecek şekilde ve kısa ince uzun slim sigara paketlerini de düzgün algılayacak şekilde son rötüşler yapılıp şu anda görevli tarafından kullanılmakta. Görevli rafın fotoğrafını çekiyor ve anlık olarak bölge grafiğine ekleniyor.

İdeasoft Teknoloji Çözümleri

İdeasoft Teknoloji Çözümleri

İki dev art arda geldi, autocadhocasi Kaan Gülten. Şimdiki tanınmasıyla Webtures ve Seo Hocası kurucusu Kaan Gülten. Bomba gibi bir sunum gerçekleştirdi kendisi. Salondaki insanların oldukça uzak olduğu bir konuydu, fakat artık hepsinin bildiğinden eminim. Arkadaşlarım bu işe girmeliyiz gibi tabirler kullanıyordu en son. Eğitim kitaplarından birer adet herkese dağıttı.

SEO Kitapları

SEO Kitapları, Kaan Gülten

Sunumda Tchibo’nun her 2 haftada bir değişen ürün konseptini nasıl seoya uyarladıklarından bahsetti. Bilmeyenler için Almanya merkezli kahve firması olan Tchibo her 2 haftada bir yeni bir ürün konsepti oluşturup dükkanlarında onları satıyor. Bu hafta konu anneler günüyse onla ilgili onlarca ürün oluyor, 2 hafta sonra ise dağcılık seçilip Northface benzeri ürünler satılabiliyor. Bunu seoya uyarlamak çok zor çünkü her 2 haftada bir sıfırdan bir çalışma gerekiyor ve ilk günden başarılı olunmalı ki haftanın kalan günleri insanlar arama motorlarında ilk sırada Tchibo’yu bulsunlar. Almanya’dan firmanın 1 senelik ürün konsept listesini alıyorlar ve aylar öncesinden seo çalışmalarına başlanıyor. Günü gelen konsept için linkler direkt veriliyor ve haftanın ilk gününden liste başına tırmanıyorlar. Bunu dünyada yapan ilk seo şirketi olduklarını söyledi. Bence de oldukça ilginç bir yöntem, ve çalışıyor.

Kaan Gülten

Kaan Gülten

Sahibinden.com gelmesini bekliyorduk. Bizim yaşlarımızda birisi geldi, yani öyle gözüküyormuş. Sercan Eraslan sunumun ilk cümlesinde yaşından bahsetti, baya varmış. Sahibinden.com bünyesinde 2007’den beri çalışıyormuş. Birkaç yıldır ise Sr. Front-End Developer unvanıyla. Sunum salondakiler için oldukça ağırdı, aramızda baya kopanlar oldu, dayananlar ise bir süre sonra kopmuştu. Sahibinden.com’un Front-End ve Back-End adına her bir gelişimini içeren bir sunumdu. Daha çok sorulara ağırlık vermeye çalıştık, nasıl kuruldu, öğrenciyken kurulmuş bu site nasıl maddi destek gördü gibi. Sunum sonrası sorularımızı da cevapladı. Ayakta kapı girişinde biraz tuttuk kendisini.

Salonun ortasında gözükmekteyim

Salonun ortasında gözükmekteyim

Günü mezunlar paneliyle sonlandırdık. Daha dün bizim oturduğumuz yerde oturdukları için biraz daha samimi geçti. Erasmus’un sadece kafa dinleme dünya görmeye yaradığı başka da bir işe yaramadığını öğrendim. İkinci gün de böyle sonlandı.

Bilfest’16 / 1. Gün 25 Kasım 2015

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Kulübü’nün de üyesi olarak katılmazsam olmazdı. Üniversitede katılacağım ilk -forum diyebileceğimiz- festivaldi. Bu arada Bilfest kısaltması da Bilişim Festivali’nden geliyor. Her yıl düzenli olarak yapılan bir etkinlik. Bir de CyberFest’imiz vardı ki o sonra artık 2016’da.

Bilfest'16

Bilfest’16

İlk olarak Turkcell Terminal Ekosistem Yöneticisi Orhan Bayram’ın konuşmasına katıldım. IoT üzerine bir sunum hazırlamıştı, kaldı ki kendisi de Turkcell’de IoT üzerine çalışıyordu. “2 ay sonra çıkacak yeni ürünümüzü gözle” demişti bir izleyiciye, “Turkcell yeni bir ürün çıkarırken pazarı nasıl oluşturuyor, veya oluşmuş pazara mı konuyor?” sorusu üzerine. 2016 başında bu ürünü ben de gözlemlemek istiyorum.

Orhan Bayram

Orhan Bayram

Kendisi AliExpress’ten oldukça fazla alışveriş yapıyor sanırsam. Bize aldığı ürünlerden oldukça örnek verdi. Bluetooth bağlantı yapılabilen speaker ve 48 farklı renkli led ampül de onlardan biriydi.

Wireless LED RGB Bluetooth Speaker Light Bulb

Wireless LED RGB Bluetooth Speaker Light Bulb

Crytek’i herkes deli gibi bekliyordu. Ortamdaki insanların hemen hepsi Crysis furyasında büyümüş, hatta çoğu sadece ismini duymuş bilgisayarları kaldırmamıştı. Ben de onlardan biriydim. Crysis 2’yi yıllar sonra açabilen bir bilgisayarım olmuştu da bitirmiştim, Crysis 3’ü ise hala oynamamış biriyim, sanırsam XBOX 360’da biraz denemiştim. Özellikle bir dostumun evindeki 3D televizyonda 3D özelliğini açıp. Bizim için o yeniliklerin atası, grafiklerde devrim, fizik motorunda devrim Crysis 1 – Turkish her şeydi. En önemlisi de TÜRKÇE’ydi. Seslendirmesine kadar.

En solda da gözükmekteyim

En solda da gözükmekteyim

Crytek - Ferhun Özkan

Crytek – Ferhun Özkan

Crytek beklediğimiz konulardan bahsetti, CryEngine’den oldukça bahsetti. En güzeli de sınırlı sayıda üretilen ve herkese verilmeyen Oculus Rift Development Kit 2 ile Crytek’in virtual reality kısa oyunlarına-filmlerine göz atacaktık, evet atacaktık diyorum çünkü Windows mavi ekran verdi ve kasayı topladılar gittiler..

Oculus Rift Development Kit 2

Oculus Rift Development Kit 2

Günün sonunda İstanbul Üniversitesi Avcılar Kampüsü’nde 1. 2. ve 3. sınıfı tamamlayıp sonradan kendine gelerek 4. sınıfta bu metrobüs olmayan yolu(o zamanlarda tabi) çekemeyeceğini farkedip Yıldız Teknik Üniversitesi’nde eğitimini bitiren Gökhan Akın’ın konuşmasına konuk olduk. Kendisi bir eğitimci, İTÜ’de akademisyen. İTÜ’ye ilk girdiğimde -bir elin parmaklarını geçmeyecek bir sayı- kadar bilgisayar vardı şimdi ise -çok sayı- kadar var demişti.

Kendisi birçok eğitim veriyor, anladığım kadarıyla ağ üzerine her şeyde uzman. Dünyada sayılı insanın sahip olduğu ağ sertifikalarına sahip. Norveç’te girmiş sınava yanlış hatırlamıyorsam, insanı ne kadar zorladıklarından bahsetmişti. 2. katılımda kazanmış. Her seferinde de konaklama dahil 5000 pound gibi paralar gittiğinden bahsetmişti.

Aydın’da gerçekleşecek AB2016 etkinliğine davet etti, inşallah diyelim Ocak ayını bekleyelim.

 

Gökhan Akın

Gökhan Akın

Left 4 Dead: Ölmek için kalanlar, Ölümüne kalacaklar, Kaldılar çünkü ölecekler..

Left 4 Dead bildiğiniz üzere zombi kesme-biçme oyunu. Cümle de zaten zombili bir oyuna verilebilecek çok güzel bir isim. Çok fazla anlam çıkarılabiliyor ve hepsiyle zombiler arasında bağlantı kurulabiliyor.

Oyunu özet geçmem gerekirse -ki iki oyunun da konusu aynı-; hastalık kapmamış 4 kişi şehir karantinaya alınırken şehirde unutuluyor. Bu kişiler de oyunun senaryo moduyla varlıklarını duyurmaya ve şehirden kaçmaya çalışıyorlar.

Peki oyuna adını veren ‘Left For Dead’ ne demek?

Oyunu oynamadığım zamanlarda bile ismini gördüğümde üzerinde bir an düşünürdüm. Üzerinde araştırma yapıp bir yazı hazırlamak bugüneymiş. İnternette bunun üzerine yabancı sayfalarda yığınla soru var fakat kimse düzgün cevaplayamamış. Belki ben bu ismin gizemini çözerim.

Cümle ile ilgili ilk teori ‘Left for dead’in sözlük çevirisi;

“They were left to die.”

Ölüme terk edildiler gibi Türkçeleştirilebilir. Yani onlar için hiçbir umut yok, ölüme terk edildiler.

Diğer biri;

“It was assumed they were dead by then.”

Öldükleri sanıldı gibi Türkçeleştirilebilir. Hastalık kapıp zombiye dönüştükleri sanıldığı için geride bırakıldılar, ölüme terk edildiler.

Son teori ise;

“They were left there on purpose so they would die.”

 

Yani orada ölüme terk edildiler ve amaçları uğrunda ölebilirler.

COCA adlı hikayede kullanıldığı paragraf ise;

Left for dead by a busy road, Susan managed to get a ride to a police station where she insisted she be brought to the Nairobi Women’s Hospital.

Pueschel, just 11-years-old, was beaten, stabbed and left for dead, but he lived to testify against Reginald and Gerry Mahaffe.

… a young man in Los Angeles was robbed, shot, left for dead, but he lived because a bullet was stopped by a radio in his pocket.

Yani ölüme terk edildi anlamında kullanılmış.

Ne kadar zorlarsak zorlayalım ‘Left for dead’ ilk okunduğu anda karamsarlık, terk edilmişlik ve umutsuzluğu hissettirse de içinde yaşama umudunu barındırıyor.